İnsanın psikolojik durumunu değiştiren pek çok madde hemen hemen her toplumda tarihin erken dönemlerinden beri kullanılmaktadır. Günümüzde de psikolojik hali ve davranışı değiştiren alkol, sigara, kahve gibi bazı maddelerin kullanılması genellikle normal kabul edilmektedir. Ancak genel olarak uyuşturucu ya da uyarıcı maddeler sağlığa zarar verici yönleri, sosyoekonomik zararları, bağımlıları suç işlemeye yöneltebilen özellikleri sebebi ile günümüz toplumlarının ciddi sorunu olmuştur ve bu sebeple uluslararası bir mesele haline gelmiştir. 20.yüzyıl uyuşturucu ve uyarıcı maddelerle mücadele yüzyılı da olmuştur. 

Her ülke, toplum ve kültür yapısına özgü yasal düzenlemelere gitmiş ve gitmektedir. Bu gün artık ister üretici olsun isterse tüketici olsun, kendisini az veya çok ilgilendirsin bütün ülkeler uluslararası işbirliğine inanmışlardır. Çünkü ister üretici isterse hem üretici hem tüketici olsun uyuşturucu bağımlılığının feci sonuçları milletlerin gündemlerinde ilk sıralara doğru tırmanmaya başlamıştır. Bu nedenle uyuşturucu madde kullananları sadece cezalandırma değil tedavi edici tedbirler alınması yönünde büyük çaba vardır.

Alışkanlık yapan maddelerin tabii ve sentetik pek çok çeşidi vardır. İlaç sanayindeki gelişmeler sonucu her gün yeni yeni kötüye kullanılabilen ve bağımlılık yapabilen maddeler üretilmektedir. Bu maddelerin bir listesini hazırlamak pek mümkün görünmemektedir.

Hukukumuzda Yasak Madde Bulundurma Suçu ile ilgili Düzenleme

Türk Ceza Kanunu’nda yasak madde olarak “uyuşturucu maddeler” deyimi kullanılmaktadır. Oysa ki yasak maddeler sadece uyuşturucu özellik taşımazlar. Yasak maddeler farklı özellikleri itibariyle şu şekilde sınıflandırılabilirler: Bazıları uyuşturucu niteliktedir. Eroin, morfin vb. bu özelliklerdedir. Bazıları ise tersine uyarıcı özellikler taşır. Kakain, amfetamin bunlara örnek gösterilebilir. Bazıları da hayal uyandırıcı etkiye sahiptir, örneğin LSD-meskalin, esrar. 

Kanun, ayrıca uyuşturucu maddelerin nelerden ibaret olduğunu da belirtmemiştir. Bununla birlikte uyuşturucu maddelerin esas karakterinin “alışkanlık yapması” olduğu belirtilmiştir. 

Burada özellikle Türk Ceza Kanunu’nun uyuşturucu maddeler ile ilgili düzenlemelerde iki önemli ayrıma gittiğinin altını çizmek gerekmektedir.  Yasa koyucu, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ile uyuşturucu madde ticareti suçunu birbirinden ayırmış ve cezai yaptırımları farklı şekilde düzenlemiştir. 

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kullanmak,  satın almak, kabul etmek veya bulundurmak doğrudan suç olarak kabul etmiştir.

Kanunda dikkat edilmesi gereken bir nokta;  kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak fiilleri suç olarak olarak tanımlansa da maddenin ticaretinden farklı düzenlediğinden ve farklı yaptırımlar öngördüğünden iki suç arasındaki ayrımı belirlemek için Yargıtay kararları ile bir içtihat geliştirilmiştir. 

Buna göre öncelikle işlenen fiilin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma mı yoksa uyuşturucu madde ticareti mi olduğunun tespiti için sanığın amacının değerlendirilmesi gerekir.

Yakalanan uyuşturucu maddenin miktarı çok önemlidir. Sanık kendi kişisel ihtiyaç sınırını aşacak oranda uyuşturucu madde bulunduruyorsa amacının satış, nakil olacağı kabul edilmektedir. 

Sanığın elindeki uyuşturucu maddeyi başkasına satma ya da devir veya tedarik etme konularında herhangi bir davranış içerisine girip girmediği araştırılmalıdır. Sanıktan madde aldığını beyan eden tanıklar varsa suç ticaret suçuna evrilir. 

Yasak maddenin kişisel kullanıma uygun olarak evde iş yerinde mi yoksa ticareti, nakli için zor ulaşılan depo gibi bir yerde mi bulunduğu da başka bir kriterdir. 

Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin hangi şekillerde muhafaza edildiği de önemlidir. Örneğin küçük ve eşit çok sayıda paket kullanım dışında bir amaçla muhafaza edildiğine karine teşkil edecektir. 

191. maddede diğer bir önemli husus, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişinin aslında bağımlı olarak tedavi ve terapiye ihtiyaç duyduğunun ifade edilmesidir. Bu sebeple, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişinin tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulması gerektiği kabul edilmiştir. 

TCK 192. Maddede Düzenlenen Etkin Pişmanlıktan Yararlanma

Bu ceza maddesinde, uyuşturucu veya uyarıcı maddelere ilişkin suçlar bakımından özel bir pişmanlık hâli düzenlenmiştir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde ya da maddeleri kullanan, kabul eden, satın alan veya bulunduran kişi, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini resmi makamlara haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında ceza hükümleri uygulanmaz.

Aynı şekilde yetkili makamlar suçu haber alsalar bile sonrasında suçun ortaya çıkmasına ve diğer suç ortaklarının yakalanmasına gönüllü olarak yardım eden kişinin cezası yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı düşürülmektedir.

Yasak maddeyi kullanan kişi, hakkında soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara başvurarak tedavi talep ederse cezaya hükmolunmaz.

Uyuşturucu Madde Kullanma veya Bulundurma Suçunun Cezası

TCK’da; uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak için satın alan, kabul eden, bulunduran kişiler için iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. 

Ayrıca uyuşturucu maddeyi kullanmak için bulundursa bile, kişi bunu okul, yurt, hastane, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesislerde ve bunların çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına 200 metreden yakın mesafe içindeki halka açık yerlerde işlemesi hâlinde hakkında verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu örneğin 2 yıllık bir cezanın 4 yıla çıkarılması demektir.