FETÖ ile birlikte alışık olmadığımız uygulamalar üzerinden yapılan iletişim trafiğine şahit olmakta, her geçen gün yeni olarak geliştirilen iletişim yöntemleri öğrenmekteyiz. Bu terör örgütü üyelerinin son zamanlarda kullandıkları iletişim yöntemlerinden birisi ardışık arama olarak karşımıza çıkıyor. Telefon hatlarının dinlenmesi, ByLock gibi uygulamaların şifrelerinin kırılması üzerine yeni iletişim mekanizmaları geliştiren bu terör örgütünün son iletişim yolu da ardışık aramadır. 

Ardışık Arama Nedir?

 

FETÖ üyeleri 2010-2016 yılları arasında ByLock üzerinden haberleşiyorlardı. ByLock’un şifresinin kırılması üzerine Tango, Eagle, Shu ve Falcon adlı uygulamaları kullanmaya başladılar. Bu uygulamalar üzerinden yaptıkları iletişim de tespit edilince kendilerine yeni iletişim yolları aramaya başladılar. 

TSK içerisinde yapılanmış terör örgütü üyeleri arasındaki yeni iletişim ardışık arama yöntemi ile tespit edilebildi. FETÖ’nün mahrem imamları yeniden yapılanmaya çalışıyordu. Bu mahrem imamların isimleri ne ByLock kullanıcıları arasında yer alıyor ne de mahrem imamların itiraflarında geçiyordu. İstihbarat ve güvenlik birimlerinin sıkı denetimi sonrası ardışık arama yönteminin nasıl işlediği tespit edildi. 

Ardışık arama yönteminde 4 bine yakın ankesörlü telefon mahrem imamlar tarafından kullanılarak yapılanmaya dahil edilen ve sorumlu oldukları kişilerle iletişime geçmeleri için kullanıldı. 

Ardışık arama yöntemleri şunlardır:

1. Rütbeye Göre Yapılan Ardışık Arama: Aramayı yapan kişi ile aradığı kişilerin rütbesi genellikle aynı olmaktadır. Bir kontörlü hattan veya ankesörlü telefondan aynı rütbeden veya bir alt rütbeye ait askerlerin aranması FETÖ iletişimi olarak değerlendirilmektedir.

2. Periyodik Arama: FETÖ’nün mahrem imamlarından bazıları aramalarını periyodik zaman dilimlerinde gerçekleştirmekte idi. Örn: Aynı ankesörlü hattan aynı askerin haftada bir aranması vb. Bu da FETÖ iletişimi olarak değerlendirilmektedir.

3. Son İki Rakamı 99’a Tamamlama: Operasyon çerçevesinde alınan HTS kayıtlarında ilk aranan numaranın 2-3 saniye kadar sürebilecek derecede kısa bir görüşme olup olmadığı dikkatle incelenir. Örn: Son iki rakamı 56 olan bir telefon numarası ile yapılan birkaç saniyelik görüşmeden sonra son iki rakamı 43 ile biten bir numara ile görüşme sağlanmışsa mahrem imamın aradığı kişinin numarasını 99’a tamamlayarak kayıt ettiği anlaşılmaktadır.

4.Son Dört Rakamı 10’a Tamamlama: HTS kayıtlarında ilk aramanın son 4 hanesine bakılır ve daha sonra gerçekleştirilen arama ile 10’a tamamlama olup olmadığı kontrol edilir. Örn: Son 4 hanesi 2674 olan ve birkaç saniye gerçekleşen aramadan sonra son 4 hanesi 8436 olan bir numara aranmışsa mahrem imamın aradığı kişinin numarasının son dört hanesini 10’a tamamladığı anlaşılmaktadır. 

5. Son İki Rakam Kriteri: HTS kayıtlarında birkaç saniyelik olan görüşmeler incelenir. Yanlış aranan bir numaradan sonra son iki rakam değiştirilerek aranan bir numara söz konusu ise bu bir FETÖ araması olarak kabul edilir. Örn: Yanlış aranan numaranın son 2 hanesi 54 ise daha sonra aranan numaranın son iki hanesinin 45 olması gibi.

6. Arama Sayısı: Bir ankesörlü telefondan bir asker 8 kere aranmışsa bu da şüpheli olarak değerlendirilir. Artık bu arama sayısının 5 kere olması da şüphe için yeterlidir.

Ankesörlü hatlardan arama yapıldığı için içerik tespitine ulaşılamamıştır; fakat bunlar operasyonlardaki itirafçılar nedeni ile güçlü bir delil niteliğini haiz olmuşlardır.

Ardışık Arama Bir Suç Niteliğinde Midir?

 

Ardışık arama, TCK’da tanımlanan suç tiplerinden biri değildir. Terör örgütüne üyelik kapsamında değerlendirilen kuvvetli bir delil niteliği taşımaktadır. Ardışık arama soruşturmasının başlangıcı itirafçıların beyanlarına dayanmaktadır. FETÖ’ye tabi bazı mahrem imamlar; sorumlu oldukları örgüt mensupları ile iletişimlerini gizli tutmak maksadı ile ardışık arama yaptıklarını ifade etmiş, bu aramaları gerçekleştirdikleri yerleri de Cumhuriyet savcılığına bildirmişlerdir. Geriye dönük yapılan HTS kayıtları incelemesi doğrultusunda Cumhuriyet savcılığınca soruşturma açılmıştır. 

Söz konusu ardışık arama fiili çerçevesinde aranan TSK mensuplarının ardışık aramanın delil niteliğini haiz olması nedeni ile gözaltına alınmalarına veya haklarında tutuklama kararı çıkmasına neden olmuştur. 

Yargıtay kararlarından anlaşıldığı üzere HTS kayıtları, yan deliller ile birlikte desteklenmediği sürece ceza verilmesi için yeterli şüphe unsurunu taşımamaktadır. Aleyhinde HTS kayıtlarından başka bir delil bulunamayan kişiler “Şüpheden sanık yararlanır.” ilkesi gereğince cezalandırılamaz. 

Ardışık Arama ile Bulunan Yan Deliller

 

Ardışık arama ile birlikte başka delillerin mevcudiyeti de söz konusu ise kişinin FETÖ/PDY gibi terör örgütleri ile organik bağ içerisinde bulunduğu anlaşılıyorsa bu durumda terör örgütüne üye olma suçundan dolayı ceza verilir. 

Kişilerin örgüt içerisindeki niteliği de değerlendirilerek cezalandırma yapılır. Terör örgütü yöneticisi olarak kabul edilebilecek nitelikte bir kişi tarafından bu aramalar yapılıyorsa ve diğer delillere de ulaşılmışsa terör örgütü kurma suçundan dolayı cezalandırma yapılacaktır. 

Ardışık arama soruşturmanın başlatılması için yeterli şüphenin oluşmasını sağlar. Kişi hakkında terör örgütüne üyelik kapsamında dava açılacağı için bir şikayetin mevcudiyeti aranmaz. Cumhuriyet savcısının olaydan haberdar olması ile birlikte re’sen soruşturma yapılır. Soruşturma devam ederken bununla birlikte yan deliller de bulunursa Cumhuriyet savcısı kamu davası açar.

Yapılan yargılama genellikle asliye ceza mahkemesinde görülür. Terör örgütüne üye olma suçu kapsamında TCK m.314’ten yargılama yapılır. Kişinin bu örgüt kapsamında bir üye olduğunu kabul etmek ve bundan dolayı cezalandırılmasını sağlamak için kişinin hür iradesi ile bu örgüte üye olması ve emir-talimat doğrultusunda eylemler gerçekleştirmesi aranır. Siyasi saik şartı da aranmaktadır. Yan deliller ile desteklenmediği sürece ardışık arama, tek başına hüküm verilmesi için yeterli bir delil sayılmaz. Böyle durumlarda TCK m.314'ten hüküm verilebilmesi için kişinin o terör örgütü ile organik bağının tam manası ile ortaya konulması gerekmektedir.